عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقْرَأُ فِي رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ: {قُلْ آمَنَّا بِاللَّهِ وَمَا أُنْزِلَ عَلَيْنَا} فِي الرَّكْعَةِ الْأُولَى، وَفِي الرَّكْعَةِ الْأُخْرَى بِهَذِهِ الْآيَةِ: {رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ}.
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabahın iki rek'atında çoğunlukla şunları okurdu: "(Ey müminler) deyin ki: Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim'e, İsmâil'e, İshâk'a, Ya'kub'a ve torunlarına (esbât) indirilenlere, Musa'ya, İsâ'ya verilenlere ve bütün peygamberlere Rableri katından verilen (Kitap ve âyetlere) iman ettik. Onlardan hiçbirini (kimine inanmak, kimini inkâr etmek suretiyle) diğerinden ayırt etmeyiz. Biz, (Allah'a) teslim olmuş (müslümanlar)ız." (Bakara 136). İkinci rek'atta da: "Ey Rabbimiz, senin indirdiğin (o Kitab'a) inandık, o peygambere de tâbi olduk. Artık bizi (birliğini ve peygamberlerini tanıyan) şâhitlerle beraber yaz." (Âl-i İmrân 53) âyetini okurdu."