جَاءَ سَائِلٌ فَسَأَلَ ابْنَ عَبَّاسٍ، فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ لِلسَّائِلِ: أَتَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ؟ قَالَ: نَعَمْ. قَالَ: أَتَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ؟ قَالَ: نَعَمْ. قَالَ: وَتَصُومُ رَمَضَانَ؟ قَالَ: نَعَمْ. قَالَ: سَأَلْتَ وَلِلسَّائِلِ حَقٌّ، إِنَّهُ لَحَقٌّ عَلَيْنَا أَنْ نَصِلَكَ. فَأَعْطَاهُ ثَوْبًا، ثُمَّ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: مَا مِنْ مُسْلِمٍ كَسَا مُسْلِمًا ثَوْبًا إِلَّا كَانَ فِي حِفْظٍ مِنَ اللَّهِ مَا دَامَ مِنْهُ عَلَيْهِ خِرْقَةٌ.
İbnu Abbas radıyallahu anhüma'nın anlattığına göre, kendisine bir dilenci gelmiş, o da dilenciye sormuştur: "Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhissalâtu vesselâm'ın O'nun elçisi olduğuna şehadet ediyor musun?" Adam, "Evet!" deyince tekrar sormuştur: "Ramazan orucunu tutuyor musun?" Adam tekrar "Evet!" demiştir. Bunun üzerine İbnu Abbas: "Sen istedin. İsteyenin bir hakkı vardır. Bizim de isteyene vermek üzerimize vazifedir" der ve ona bir elbise verir. Sonra ilaveten der ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı işittim, şöyle demişti: 'Bir Müslümana elbise giydiren her Müslüman, o giydirdiğinden bir parça onun üzerinde bulunduğu müddetçe mutlaka Allah'ın hıfzı altındadır.'"