Kütüb-i Sitte

3414 numaralı hadis

عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ قَالَتْ: كُنْتُ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَعِنْدَهُ مَيْمُونَةُ، فَأَقْبَلَ ابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ، وَذَلِكَ بَعْدَ أَنْ أُمِرْنَا بِالْحِجَابِ، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «احْتَجِبَا مِنْهُ». فَقُلْنَا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَلَيْسَ أَعْمَى لَا يُبْصِرُنَا وَلَا يَعْرِفُنَا؟ فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَفَعَمْيَاوَانِ أَنْتُمَا؟ أَلَسْتُمَا تُبْصِرَانِهِ؟».

Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: "Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanında idim. Yanında Meymune Bintu'l-Hâris radıyallahu anhâ da vardı. Bu esnada İbnu Ümmi Mektum bize doğru geliyordu. Bu vak'a, tesettürle emredilmemizden sonra idi ve yanımıza girdi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize: «Ona karşı örtünün!» diye emretti. Biz: «Ey Allah'ın Resûlü! O, âmâ ve bizi görmeyen ve varlığımızı tanımayan bir kimse değil mi?» dedik. Bunun üzerine: «Siz de mi körlersiniz, siz onu görmüyor musunuz?» buyurdu."

Kütüb-i Sitte 3414, Ebu Dâvud, Libas 37, (4112); Tirmizi, Edeb 29, (2779).