Kütüb-i Sitte

3486 numaralı hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ النُّفَيْلِيُّ، وَأَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، قَالَا حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عِيسَى، عَنْ مُوسَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ امْرَأَةٍ مِنْ بَنِي عَبْدِ الْأَشْهَلِ، قَالَتْ قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ لَنَا طَرِيقًا إِلَى الْمَسْجِدِ مُنْتِنَةً، فَكَيْفَ نَفْعَلُ إِذَا مُطِرْنَا؟ قَالَ: «أَلَيْسَ بَعْدَهَا طَرِيقٌ هِيَ أَطْيَبُ مِنْهَا؟» قَالَتْ قُلْتُ: بَلَى. قَالَ: «فَهَذِهِ بِهَذِهِ».

Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir: "Beni Abdü'l-Eşhel'den bir kadın anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, dedim. Bizim mescide giden yolumuz pis kokuludur. Yağmur yağınca ne yapalım?" "Sizinkinden sonra, ondan daha temiz bir yol yok mu?" diye sordu. "Evet!" deyince: "İşte bu, öbürünü telafi eder, temizler!" buyurdu."

Kütüb-i Sitte 3486, Ebu Davud, Taharet 140, (384).