Kütüb-i Sitte

4019 numaralı hadis

عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ بْنِ رُكَانَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ: أَتَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنِّي طَلَّقْتُ امْرَأَتِيَ الْبَتَّةَ. فَقَالَ: «مَا أَرَدْتَ بِهَا؟» قُلْتُ: وَاحِدَةً. قَالَ: «وَاللَّهِ؟» قُلْتُ: وَاللَّهِ. قَالَ: «فَهُوَ مَا أَرَدْتَ». فَرَدَّهَا إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَطَلَّقَهَا الثَّانِيَةَ فِي زَمَانِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، وَالثَّالِثَةَ فِي زَمَنِ عُثْمَانَ.

Abdullah İbnu Yezid İbni Rükâne, babasından, o da dedesinden naklen anlatıyor: "Dedim ki: 'Ey Allah'ın Resûlü, (vallahi) ben hanımımı kesinlikle boşadım.' 'Peki bununla ne kastettin?' diye sordu. 'Bir (talak) kastettim' dedim. Bunun üzerine: 'Bununla bir kastettiğine dair Allah'a yemin eder misin?' dedi. Ben de: 'Vallahi bununla sadece bir talak kastettim' dedim. Bunun üzerine: 'O hâlde bu senin kastettiğin şekildedir!' buyurdu ve kadını ona geri verdi. O ise hanımını ikinci kere Hz. Ömer radıyallahu anh zamanında, üçüncü kere de Hz. Osman radıyallahu anh zamanında boşadı."

Kütüb-i Sitte 4019, Tirmizi, Talak 2, (1177); Ebu Davud, Talak 10, (2196), 14, (2206, 2207, 2208).