وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، وَحُمَيْدَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، وَعُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، وَسُلَيْمَانَ بْنَ يَسَارٍ، كُلُّهُمْ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ يَقُولُ: سَمِعْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ يَقُولُ: أَيُّمَا امْرَأَةٍ طَلَّقَهَا زَوْجُهَا تَطْلِيقَةً أَوْ تَطْلِيقَتَيْنِ، ثُمَّ تَرَكَهَا حَتَّى تَحِلَّ، ثُمَّ تَنْكِحَ زَوْجًا غَيْرَهُ، فَيَمُوتَ عَنْهَا أَوْ يُطَلِّقَهَا، ثُمَّ يَنْكِحَهَا زَوْجُهَا الْأَوَّلُ، فَإِنَّهَا تَكُونُ عِنْدَهُ عَلَى مَا بَقِيَ مِنْ طَلَاقِهَا. قَالَ مَالِكٌ: وَعَلَى ذَلِكَ السُّنَّةُ عِنْدَنَا الَّتِي لَا اخْتِلَافَ فِيهَا.
İmam Malik anlatıyor: "Saîd İbnu'l-Müseyyeb'in, Humeyd İbnu Abdirrahman İbni Avf'ın, Ubeydullah İbni Abdillah İbni Utbe'nin ve Süleyman İbnu Yesâr'ın, hepsinin Ebû Hüreyre'nin şöyle söylediğini işitmiş oldukları bana ulaştı: ‘Ben Hz. Ömer radıyallahu anh'ı dinledim. Demişti ki: Bir kadını kocası bir veya iki talâkla boşayıp, kadını iddeti bitip de başkasına helâl oluncaya kadar bıraksa, kadın da başka bir erkekle evlense, bu ikinci koca ölse veya kadını boşasa, sonra kadın tekrar ilk kocasıyla evlense, bu kadın onun yanında önceden bâki kalan talâk veya talâklar üzerine olur.’" İmam Malik der ki: "İşte bu, hiçbir ihtilâf olmaksızın kabul ettiğimiz sünnettir."