Ebu Ümâme et-Temîmî anlatıyor: "Ben hac sırasında, ücret mukabili hizmet veren birisi idim. Bana: "Senin haccın hac sayılmaz" dediler. Bilahere İbnu Ömer (radıyallahu anh)'e rastladım. O'na: "Ben hac sırasında, ücretle hizmet veren birisiyim, halk bana: "Senin haccın hac sayılmaz" diyorlar" dedim. İbnu Ömer (radıyallahu anhüma): "İhrama girmiyor, telbiye okumuyor, tavafta bulunmuyor musun?" dedi. "Hepsini yapıyorum" diye cevap verdim. Cevabım üzerine şu açıklamayı yaptı: "Senin haccın hac sayılır. Nitekim Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a bir adam gelmiş, senin bana sorduğuna yakın şeyler sormuştu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sükût buyurdu ve adama cevap vermedi. Derken şu âyet nazil oldu: "(Hac mevsiminde, ticâret yaparak) Rabbinizden rızık istemenizde bir günah yoktur..." (Bakara, 198). Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) o adamı çağırtarak, âyeti okudu ve: "Haccın hac sayılır" buyurdu."
Kütüb-i Sitte