Kütüb-i Sitte

551 numaralı hadis

عن داود بن الحصين، قال: كنت أقرأ على أم سعد بنت الربيع، وكانت يتيمة في حجر أبي بكر، فقرأت: ﴿وَالَّذِينَ عَاقَدَتْ أَيْمَانُكُمْ﴾، فقالت: لا تقرأ: ﴿وَالَّذِينَ عَاقَدَتْ أَيْمَانُكُمْ﴾، ولكن ﴿وَالَّذِينَ عَقَدَتْ أَيْمَانُكُمْ﴾، إنما نزلت في أبي بكر وابنه عبد الرحمن حين أبى الإسلام، فحلف أبو بكر ألا يورثه، فلما أسلم أمر الله تعالى نبيه عليه السلام أن يؤتيه نصيبه. زاد عبد العزيز: فما أسلم حتى حمل على الإسلام بالسيف.

Dâvud İbnu'l-Husayn anlatıyor: Ümmü Sa'd Binti Rebî'ye Kur'ân'dan okuyordum. Bu kadın Hz. Ebu Bekir es-Sıddîk (radıyallahu anh)'in terbiyesinde yetişen bir yetime idi. Ben Nisa suresinin 33. ayetini "vellezîne âkadet eymânukum" diye okuyunca müdahale ederek: "Öyle okuma, fakat 'vellezîne akadet eymânukum' diye oku. Bu âyet Hz. Ebu Bekir ve oğlu Abdurrahmân hakkında nazil oldu. Oğlu, İslâm'ı kabul etmeyince Hz. Ebu Bekir, ona miras bırakmayacağım diye yemin etmişti. Bilâhare Abdurrahman Müslüman olunca, Cenâb-ı Hakk, mirastan nasibini ayırması için Hz. Ebu Bekir'e bu âyetle emir buyurdu" dedi. Bir rivayette şu ilave açıklama yapılmıştır: "Abdurrahman'ın İslâm'a girişi Müslümanların maddi galebesine kadar gecikti."

Kütüb-i Sitte 551, Ebu Dâvud, Ferâiz 16. (2923).