Kütüb-i Sitte

575 numaralı hadis

عَنْ يَعْلَى بْنِ أُمَيَّةَ قَالَ: قُلْتُ لِعُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ: {لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَقْصُرُوا مِنَ الصَّلَاةِ إِنْ خِفْتُمْ أَنْ يَفْتِنَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا} فَقَدْ أَمِنَ النَّاسُ، فَقَالَ: عَجِبْتُ مِمَّا عَجِبْتَ مِنْهُ، فَسَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ ذَلِكَ، فَقَالَ: «صَدَقَةٌ تَصَدَّقَ اللَّهُ بِهَا عَلَيْكُمْ، فَاقْبَلُوا صَدَقَتَهُ».

Ya'lâ İbnu Ümeyye anlatıyor: "Ömer İbnu'l-Hattab'a (radıyallahu anh): 'Âyet-i kerimede: "Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, kâfirlerin size fenalık yapacağından endişe ederseniz, namazdan kısaltmanızda üzerinize bir vebal yoktur" (Nisâ, 101) buyuruluyor. Şimdi ise halk emniyet içerisinde; buna rağmen sefer hâlinde niye namaz kasrediliyor (kısaltılıyor)?' diye sordum. Bana şu cevabı verdi: 'Senin gibi ben de aynı şekilde merak ederek bu meseleyi Resûlullah'a (aleyhissalâtu vesselâm) sormuştum. Bana şu açıklamayı yapmıştı: "Namazın kısaltılması, Allah'ın sizlere yaptığı bir sadakadır. Rabbinizin sadakasını kabul edin."'"

Kütüb-i Sitte 575, Müslim, Salatu'l-Müsafirin 4, (686); Tirmizi, Tefsir, Nisa (3037); Ebu Dâvud, Salat 270, (199); Nesâî, Taksiru's-Salat 1 (3, 116).