عَنْ جَابِرٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الْآيَةُ: قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلَى أَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِنْ فَوْقِكُمْ، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَعُوذُ بِوَجْهِكَ. قَالَ: أَوْ مِنْ تَحْتِ أَرْجُلِكُمْ، قَالَ: أَعُوذُ بِوَجْهِكَ. أَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذِيقَ بَعْضَكُمْ بَأْسَ بَعْضٍ، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: هَذَا أَهْوَنُ، أَوْ هَذَا أَيْسَرُ.
Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "(Ey Muhammed!) De ki: 'Üstünüzden size azap göndermeye kâdir olan O'dur...' ayeti indiği esnada Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): 'Ya Rabbi, sana sığınırım' dedi. Ayetin devamındaki: '...veya ayaklarınızın altından...' kısmı inince yine: 'Ya Rabbi, sana sığınırım' dedi. Ne zaman ayetin devamı olan: '...Sizi fırka fırka yapıp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya kâdir olan O'dur' kısmı nâzil olunca: 'Bu iki azap daha hafif, daha kolay' buyurdu."