Kütüb-i Sitte

679 numaralı hadis

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: يَوْمَ نَدْعُو كُلَّ أُنَاسٍ بِإِمَامِهِمْ، قَالَ: يُدْعَى أَحَدُهُمْ فَيُعْطَى كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ، وَيُمَدُّ لَهُ فِي جِسْمِهِ سِتُّونَ ذِرَاعًا، وَيُبَيَّضُ وَجْهُهُ، وَيُجْعَلُ عَلَى رَأْسِهِ تَاجٌ مِنْ لُؤْلُؤٍ يَتَلَأْلَأُ، فَيَنْطَلِقُ إِلَى أَصْحَابِهِ فَيَرَوْنَهُ مِنْ بَعِيدٍ، فَيَقُولُونَ: اللَّهُمَّ ائْتِنَا بِهَذَا وَبَارِكْ لَنَا فِي هَذَا، حَتَّى يَأْتِيَهُمْ فَيَقُولُ: أَبْشِرُوا، لِكُلِّ رَجُلٍ مِنْكُمْ مِثْلُ هَذَا. قَالَ: وَأَمَّا الْكَافِرُ فَيُسَوَّدُ وَجْهُهُ، وَيُمَدُّ لَهُ فِي جِسْمِهِ سِتُّونَ ذِرَاعًا عَلَى صُورَةِ آدَمَ، فَيُلْبَسُ تَاجًا، فَيَرَاهُ أَصْحَابُهُ فَيَقُولُونَ: نَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ شَرِّ هَذَا، اللَّهُمَّ لَا تَأْتِنَا بِهَذَا. قَالَ: فَيَأْتِيهِمْ فَيَقُولُونَ: اللَّهُمَّ أَخْزِهِ. فَيَقُولُ: أَبْعَدَكُمُ اللَّهُ، فَإِنَّ لِكُلِّ رَجُلٍ مِنْكُمْ مِثْلَ هَذَا.

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), 'Bir gün bütün insanları önderleriyle beraber çağırırız' (İsra, 71) meâlindeki ayetle ilgili olarak şunu söyledi: 'Onlardan biri çağırılır. (Amellerinin yazıldığı) kitap sağ eline verilir. Vücudu altmış zira' genişletilir, yüzü beyazlaştırılır. Başına pırıl pırıl yanan inciden bir taç geçirilir. Bu hâliyle arkadaşlarının yanına döner. Arkadaşları onu uzaktan görünce: 'Ey Rabbimiz, bunu bize de ver ve onu hakkımızda mübarek kıl' derler. O, yanlarına gelir ve onlara: 'Müjde sizlere! Her birinize bunun bir misli var' der. Kâfire gelince, onun suratı kararır. Onun da vücudu altmış zira' genişletilir. Ona da bir taç giydirilir. Arkadaşları onu görünce: 'Bunun şerrinden Allah'a sığınırız. Ey Rabbimiz, onu bize verme' derler. Bu da arkadaşlarının yanına gelir. Onlar: 'Ey Rabbimiz, onu zelil et' derler. O da: 'Allah sizi rahmetinden uzak tuttu; sizden herkese bunun bir misli verilmiştir' der.'"

Kütüb-i Sitte 679, Tirmizi, Tefsir, Benû İsrail, (3135).