عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: لَمَّا أُمِرَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِالْهِجْرَةِ نَزَلَتْ عَلَيْهِ: {وَقُلْ رَبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ لِي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَصِيرًا}.
İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) hicretle emredildiği zaman kendisine şu ayet indi: "De ki: Rabbim, beni dâhil edeceğin yere (Medine'ye) hoşnutluk ve esenlikle dâhil et; çıkaracağın yerden de (Mekke'den) hoşnutluk ve esenlikle çıkar. Katından beni destekleyecek bir kuvvet ver" (İsra, 80)."