Kütüb-i Sitte

3953 numaralı hadis

قَالَتْ عَائِشَةُ: لَدَدْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي مَرَضِهِ، فَأَشَارَ أَنْ لَا تَلُدُّونِي. فَقُلْنَا: كَرَاهِيَةُ الْمَرِيضِ لِلدَّوَاءِ. فَلَمَّا أَفَاقَ قَالَ: «أَلَمْ أَنْهَكُمْ أَنْ تَلُدُّونِي؟» قُلْنَا: كَرَاهِيَةُ الْمَرِيضِ لِلدَّوَاءِ. فَقَالَ: «لَا يَبْقَى فِي الْبَيْتِ أَحَدٌ إِلَّا لُدَّ، وَأَنَا أَنْظُرُ، إِلَّا الْعَبَّاسَ فَإِنَّهُ لَمْ يَشْهَدْكُمْ».

Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a hastalığı sırasında ağzından ilaç içirdik. Bize içirmememizi işaret etti. Ancak biz (itirazını) hastalarda ilaca karşı görülen nefret (diye) değerlendirmiş (ve içirmiştik). Kendine gelince: 'Bana ilaç vermeyin demedim mi?' diye bizi payladı. Biz, davranışınızın sebebini: '(Herhalde) hastaların ilaca gösterdikleri nefret olarak değerlendirdik' diye açıkladık. (Resûlullah, buna rağmen öfke izhar edip, herkesi cezalandırmak üzere): 'İlaçtan içmedik kimse kalmayacak!' emretti ve: 'Abbas hariç hepinizi göreceğim, zira o (bana zorla ilaç içirirken) yanınızda değildi' buyurdu."

Kütüb-i Sitte 3953, Buhari, Tıbb 21, Megazi 83; Müslim, Selam 83, (2213).