حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ، أَنَّهُ سَأَلَ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ {وَإِنْ خِفْتُمْ أَنْ لاَ تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامَى} قَالَتْ يَا ابْنَ أُخْتِي هَذِهِ الْيَتِيمَةُ تَكُونُ فِي حَجْرِ وَلِيِّهَا فَيَرْغَبُ فِي جَمَالِهَا وَمَالِهَا، وَيُرِيدُ أَنْ يَنْتَقِصَ صَدَاقَهَا، فَنُهُوا عَنْ نِكَاحِهِنَّ إِلاَّ أَنْ يُقْسِطُوا فِي إِكْمَالِ الصَّدَاقِ، وَأُمِرُوا بِنِكَاحِ مَنْ سِوَاهُنَّ، قَالَتْ وَاسْتَفْتَى النَّاسُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْدَ ذَلِكَ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ {وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَاءِ} إِلَى {وَتَرْغَبُونَ أَنْ تَنْكِحُوهُنَّ} فَأَنْزَلَ اللَّهُ لَهُمْ أَنَّ الْيَتِيمَةَ إِذَا كَانَتْ ذَاتَ جَمَالٍ وَمَالٍ رَغِبُوا فِي نِكَاحِهَا وَنَسَبِهَا فِي إِكْمَالِ الصَّدَاقِ، وَإِذَا كَانَتْ مَرْغُوبَةً عَنْهَا فِي قِلَّةِ الْمَالِ وَالْجَمَالِ تَرَكُوهَا وَأَخَذُوا غَيْرَهَا مِنَ النِّسَاءِ، قَالَتْ فَكَمَا يَتْرُكُونَهَا حِينَ يَرْغَبُونَ عَنْهَا فَلَيْسَ لَهُمْ أَنْ يَنْكِحُوهَا إِذَا رَغِبُوا فِيهَا إِلاَّ أَنْ يُقْسِطُوا لَهَا وَيُعْطُوهَا حَقَّهَا الأَوْفَى فِي الصَّدَاقِ.
Urve'den rivayete göre o, Aişe r.a.'ya: "Eğer yetim kızlar hakkında adalet yapamayacağınızdan korkarsanız..." (Nisa, 3) ayeti hakkında soru sordu. Aişe ona dedi ki: "Ey kardeşimin oğlu! Bu, velisinin himayesinde bulunan ve velisi tarafından güzelliği ve malı dolayısıyla nikahlanmak istenen yetim kız hakkındadır. Velisi, onunla nikahlanmak isteyince onun mehrini eksik vermek ister. İşte, mehirlerini eksiksiz vermek suretiyle adaletli davranmaları hali dışında bu kızları nikahlamaları onlara yasaklandı ve onların dışındakileri nikahlamaları emrolundu." Devamla dedi ki: "Daha sonra insanlar Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den fetva sordular. Yüce Allah da: 'Senden kadınlar hakkında fetva isterler...' (Nisa, 127) buyruğunu, '...ve kendilerini nikahlamayı istediğiniz yetim kızlar...' (Nisa, 127) buyruğuna kadar indirdi. Allah onlara şu hükmü indirmiş oldu: Yetim bir kız güzel ve varlıklı olduğu takdirde onu nikahlamayı istiyor, nesebini de beğeniyorlardı; ancak mehrini eksiksiz vermek istemiyorlardı. Malı ve güzelliği az olduğu için onu beğenmedikleri takdirde ise onu bırakıp başka kadınları alıyorlardı." Aişe dedi ki: "Onu nikahlamayı arzulamadıkları vakit nasıl onu terk ediyorlarsa, onu nikahlamak istediklerinde de ona karşı adaletli davranıp mehir hakkını eksiksiz vermedikçe onu nikahlayamayacakları bildirildi."