حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ الزُّهْرِيُّ حَدَّثَنَا عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ فَرَعَ وَلاَ عَتِيرَةَ ". قَالَ وَالْفَرَعَ أَوَّلُ نِتَاجٍ كَانَ يُنْتَجُ لَهُمْ، كَانُوا يَذْبَحُونَهُ لِطَوَاغِيتِهِمْ، وَالْعَتِيرَةُ فِي رَجَبٍ.
Ebu Hureyre r.a.'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Fera' da yoktur, atire de yoktur" diye buyurmuştur. Zührî dedi ki: Fera', develerin ilk doğurduğu yavrunun adı idi. Onlar bunu tağutlarına, putlarına keserlerdi. Atire ise Receb ayında olurdu.