وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِي هِشَامٌ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ أَسْمَاءَ، قَالَتْ قَدِمَتْ أُمِّي وَهْىَ مُشْرِكَةٌ فِي عَهْدِ قُرَيْشٍ وَمُدَّتِهِمْ، إِذْ عَاهَدُوا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم مَعَ أَبِيهَا، فَاسْتَفْتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ إِنَّ أُمِّي قَدِمَتْ وَهْىَ رَاغِبَةٌ {أَفَأَصِلُهَا} قَالَ " نَعَمْ صِلِي أُمَّكِ ".
Esma'dan, dedi ki: "Kureyşlilerin Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile ahitleşip barış yaptıkları süre içerisinde müşrik olan annem, babası ile birlikte yanıma geldi. Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den fetva sorarak: Annem kendisine iyilik yapıp onu gözetmemi ümit ederek geldi; ona iyilik yapıp onu gözeteyim mi, dedim. Allah Rasulü: Evet, annene iyilik yap, onu gözet, buyurdu."