حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُثْمَانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَوْهَبٍ، وَأَبُوهُ، عُثْمَانُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّهُمَا سَمِعَا مُوسَى بْنَ طَلْحَةَ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ الأَنْصَارِيِّ ـ رضى الله عنه أَنَّ رَجُلاً قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَخْبِرْنِي بِعَمَلٍ يُدْخِلُنِي الْجَنَّةَ. فَقَالَ الْقَوْمُ مَالَهُ مَالَهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَرَبٌ مَالَهُ ". فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " تَعْبُدُ اللَّهَ لاَ تُشْرِكُ بِهِ شَيْئًا، وَتُقِيمُ الصَّلاَةَ، وَتُؤْتِي الزَّكَاةَ، وَتَصِلُ الرَّحِمَ، ذَرْهَا ". قَالَ كَأَنَّهُ كَانَ عَلَى رَاحِلَتِهِ.
Ebu Eyyub el-Ensârî r.a.'dan rivayete göre bir adam: "Ey Allah'ın Rasulü! Bana benim cennete girmemi sağlayacak bir amel bildir," dedi. Hazır bulunanlar: "Buna ne oluyor, bunun istediği nedir?" dediler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Onun bir ihtiyacı vardır, başka ne olacak," buyurdu. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah'a, ona hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ibadet edersin, namazı dosdoğru kılarsın, zekâtı verirsin, akrabalık bağını da gözetirsin. Artık onu (bineğini) bırak, (seni hedefine götürür)," dedi. Ravi dedi ki: "Sanki o adam binek devesi üzerinde imiş gibi idi (de ona böyle hitap etti)."