حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، وَالْحَسَنِ بْنِ عَمْرٍو، وَفِطْرٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو ـ وَقَالَ سُفْيَانُ لَمْ يَرْفَعْهُ الأَعْمَشُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَرَفَعَهُ حَسَنٌ وَفِطْرٌ ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لَيْسَ الْوَاصِلُ بِالْمُكَافِئِ، وَلَكِنِ الْوَاصِلُ الَّذِي إِذَا قَطَعَتْ رَحِمُهُ وَصَلَهَا ".
Muhammed İbn Kesir'den, o Süfyan'dan, o A'meş, Hasen İbn Amr ve Fıtr'dan, onlar Mücahid'den, o Abdullah İbn Amr'dan rivayet ettiğine göre, Süfyan dedi ki: A'meş hadisi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ref' etmemiş, Hasen ve Fıtr ise ref' etmişlerdir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Akrabalık bağını gözeten, yapılan iyiliğe karşılık veren kimse değildir. Asıl akrabalık bağını gözeten kişi, akrabalık bağı koparıldığında onu gözeten kimsedir."