حَدَّثَنِي عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ التَّيْمِيُّ، عَنِ الْحَارِثِ بْنِ سُوَيْدٍ، قَالَ عَبْدُ اللَّهِ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَيُّكُمْ مَالُ وَارِثِهِ أَحَبُّ إِلَيْهِ مِنْ مَالِهِ ". قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا مِنَّا أَحَدٌ إِلاَّ مَالُهُ أَحَبُّ إِلَيْهِ. قَالَ " فَإِنَّ مَالَهُ مَا قَدَّمَ، وَمَالُ وَارِثِهِ مَا أَخَّرَ ".
Abdullah İbn Mes'ud'un nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Hanginize mirasçısının malı, kendi malından daha çok sevimlidir?" diye sordu. Sahabiler: "Ya Resulallah! Bizden her bir kişiye muhakkak kendi malı daha sevimlidir!" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Çünkü kişinin kendi malı, ölümünden önce hayır yolunda harcayıp önden gönderdiği maldır. Mirasçının malı da kişinin hayra sarf etmeyip ölünceye kadar geri bıraktığı maldır" buyurdu.