حَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، قَالَ كُنَّا نَأْتِي أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ وَخَبَّازُهُ قَائِمٌ وَقَالَ كُلُوا فَمَا أَعْلَمُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَأَى رَغِيفًا مُرَقَّقًا، حَتَّى لَحِقَ بِاللَّهِ، وَلاَ رَأَى شَاةً سَمِيطًا بِعَيْنِهِ قَطُّ.
Katade, biz (Basra'da) Enes İbn Malik'in yanına giderdik, ekmekçisi yanı başında ayakta dururken bize "Yiyiniz, ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Allah'a kavuşuncaya kadar ne inceltilmiş halis buğday unundan yapılmış ekmek ve ne de kızartılmış davar gördüğünü bilmiyorum" demiştir.