حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ حُمَيْدٍ، قَالَ سُئِلَ أَنَسٌ هَلِ اتَّخَذَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَاتَمًا فَقَالَ نَعَمْ، أَخَّرَ لَيْلَةً صَلاَةَ الْعِشَاءِ إِلَى شَطْرِ اللَّيْلِ، ثُمَّ أَقْبَلَ عَلَيْنَا بِوَجْهِهِ بَعْدَ مَا صَلَّى فَقَالَ " صَلَّى النَّاسُ وَرَقَدُوا وَلَمْ تَزَالُوا فِي صَلاَةٍ مُنْذُ انْتَظَرْتُمُوهَا ". قَالَ فَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ خَاتَمِهِ.
Humeyd şöyle nakletmiştir: Enes'e, 'Allah Resulü yüzük kullandı mı?' diye sordular. O da şöyle cevap verdi: "Evet. Bir gece yatsı namazını gece yarısına kadar geciktirmişti. Namazı kıldırdıktan sonra yüzünü bize çevirip şöyle buyurdu: 'İnsanlar namazlarını kılıp uyudular. Siz ise namazı beklediğiniz andan beri namazda sayılıyorsunuz.'" Sonra Enes şöyle dedi: "Sanki hâlâ yüzüğünün parlaklığını görür gibiyim."