حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالَ حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، قَالَ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، قَالَ جَاءَنَا مَالِكُ بْنُ الْحُوَيْرِثِ فِي مَسْجِدِنَا هَذَا فَقَالَ إِنِّي لأُصَلِّي بِكُمْ، وَمَا أُرِيدُ الصَّلاَةَ، أُصَلِّي كَيْفَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي. فَقُلْتُ لأَبِي قِلاَبَةَ كَيْفَ كَانَ يُصَلِّي قَالَ مِثْلَ شَيْخِنَا هَذَا. قَالَ وَكَانَ شَيْخًا يَجْلِسُ إِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ السُّجُودِ قَبْلَ أَنْ يَنْهَضَ فِي الرَّكْعَةِ الأُولَى.
Ebû Kılâbe şöyle demiştir: "Mâlik bin Hüveyris bir gün içinde bulunduğumuz şu mescide gelip, 'Asıl maksadım namaz kılmak olmadığı halde size namaz kıldıracağım. Allah Resulü'nü nasıl namaz kılarken gördümse öyle kıldıracağım' dedi." Bu rivayeti nakleden Eyyûb es-Sahtiyânî, Ebû Kılâbe'ye Mâlik'in nasıl namaz kıldırdığını sormuş, Ebû Kılâbe de Amr bin Seleme'yi kastederek, "Hocamız gibi" cevabını vermiş ve şunları söylemiştir: "O, birinci rekâtta secdeden başını kaldırdıktan sonra ayağa kalkmadan önce kısa bir süre otururdu." Bu hadisin baş kısmı ve diğer ayrıntıları 812, 818 ve 824 no.lu hadislerde geçmektedir.