حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ رَأَيْتُ فِي الْمَنَامِ كَأَنَّ فِي يَدِي سَرَقَةً مِنْ حَرِيرٍ لاَ أَهْوِي بِهَا إِلَى مَكَانٍ فِي الْجَنَّةِ إِلاَّ طَارَتْ بِي إِلَيْهِ، فَقَصَصْتُهَا عَلَى حَفْصَةَ. فَقَصَّتْهَا حَفْصَةُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " إِنَّ أَخَاكِ رَجُلٌ صَالِحٌ ". أَوْ قَالَ " إِنَّ عَبْدَ اللَّهِ رَجُلٌ صَالِحٌ ".
İbn Ömer r.a. şöyle demiştir: Ben rüyada elimde ipekten bir kumaş parçası olduğunu ve cennette hangi yere meyledersem onun beni oraya doğru uçurduğunu gördüm. Bu rüyamı kız kardeşim Hafsa'ya anlattım. O da bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e aktarmış. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Senin kardeşin salih bir adamdır" veya "Abdullah salih bir adamdır" buyurmuş.