حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنِ طَرِيفٍ أَبِي تَمِيمَةَ، قَالَ شَهِدْتُ صَفْوَانَ وَجُنْدَبًا وَأَصْحَابَهُ وَهْوَ يُوصِيهِمْ فَقَالُوا هَلْ سَمِعْتَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم شَيْئًا قَالَ سَمِعْتُهُ يَقُولُ " مَنْ سَمَّعَ سَمَّعَ اللَّهُ بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ـ قَالَ ـ وَمَنْ يُشَاقِقْ يَشْقُقِ اللَّهُ عَلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ". فَقَالُوا أَوْصِنَا. فَقَالَ" إِنَّ أَوَّلَ مَا يُنْتِنُ مِنَ الإِنْسَانِ بَطْنُهُ، فَمَنِ اسْتَطَاعَ أَنْ لاَ يَأْكُلَ إِلاَّ طَيِّبًا فَلْيَفْعَلْ، وَمَنِ اسْتَطَاعَ أَنْ لاَ يُحَالَ بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجَنَّةِ بِمِلْءِ كَفِّهِ مِنْ دَمٍ أَهْرَاقَهُ فَلْيَفْعَلْ ". قُلْتُ لأَبِي عَبْدِ اللَّهِ مَنْ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جُنْدَبٌ قَالَ نَعَمْ جُنْدَبٌ.
Tarif Ebu Temime şöyle anlatmıştır: Safvan, Cündeb ve arkadaşlarını bir mecliste gördüm. Cündeb onlara tavsiyelerde bulunuyordu. Onlar Cündeb'e "Sen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den herhangi bir şey işittin mi?" dediler. Cündeb de onlara şöyle cevap verdi: "Evet, ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittim: 'Her kim duyulsun diye bir iş işlerse kıyamet gününde Allah da onun rüsvaylığını duyurur' buyuruyordu. Yine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 'Her kim de halka meşakkat ve zahmet verirse Allah da kıyamet günü o kimseyi meşakkatlendirir' buyurdu." Bunun üzerine ona "Bize nasihat et!" diye rica ettiler. Cündeb şöyle dedi: "İnsanın öldükten sonra ilk önce kokuşacak organı karnıdır. Her kim yalnız helal şeyden başkasını yememeye gücü yeterse bunu yapsın. Her kim de kendisi ile cennet arasını haksız yere döktüğü, bir avuç dolusu kanla ayırmamaya gücü yeterse bunu yapsın!"