حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا عَاصِمُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ زَيْدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ أُنَاسٌ لاِبْنِ عُمَرَ إِنَّا نَدْخُلُ عَلَى سُلْطَانِنَا فَنَقُولُ لَهُمْ خِلاَفَ مَا نَتَكَلَّمُ إِذَا خَرَجْنَا مِنْ عِنْدِهِمْ قَالَ كُنَّا نَعُدُّهَا نِفَاقًا.
Asım b. Muhammed b. Zeyd b. Abdullah b. Ömer'in nakline göre babası şöyle demiştir: Bir takım insanlar İbn Ömer'e "Bizler sultanımızın huzuruna girdiğimizde onlara, dışarı çıktığımız zaman konuştuklarımızın zıddını söylüyoruz" dediler. İbn Ömer, "Biz bu hareketi münafıklık sayıyorduk" dedi.