حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ خَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي غَدَاةٍ بَارِدَةٍ وَالْمُهَاجِرُونَ وَالأَنْصَارُ يَحْفِرُونَ الْخَنْدَقَ فَقَالَ " اللَّهُمَّ إِنَّ الْخَيْرَ خَيْرُ الآخِرَهْ فَاغْفِرْ لِلأَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرَهْ " فَأَجَابُوا نَحْنُ الَّذِينَ بَايَعُوا مُحَمَّدَا عَلَى الْجِهَادِ مَا بَقِينَا أَبَدَا
Enes b. Malik r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem (Ahzab Savaşı esnasında) soğuk bir günün sabahında hendek kazılan yere çıktı ve Muhacirlerle Ensar hendek kazıyorlardı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Allahumme inne'l-hayra hayru'l-ahire, fağfir li'l-ensari ve'l-muhacira. Allah'ım, hayır ancak ahiretin hayrıdır. Lütfeyle Ensar'a ve Muhacirlere mağfiretini" diye dua etti. Orada bulunan sahabiler Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, "Nahnullezine bayeu Muhammeda ale'l-cihadi ma bakina ebeda. Bizleriz bey'at eden Muhammed'e; cihada yaşadıkça devam edeceğiz" diye cevap verdiler.