حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ عَمْرٌو سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ يَقُولُ لَمَّا نَزَلَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم {قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلَى أَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِنْ فَوْقِكُمْ} قَالَ " أَعُوذُ بِوَجْهِكَ ". {أَوْ مِنْ تَحْتِ أَرْجُلِكُمْ} قَالَ " أَعُوذُ بِوَجْهِكَ ". فَلَمَّا نَزَلَتْ {أَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذِيقَ بَعْضَكُمْ بَأْسَ بَعْضٍ} قَالَ " هَاتَانِ أَهْوَنُ أَوْ أَيْسَرُ ".
Cabir b. Abdullah r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "De ki: Onun sizin üstünüzden bir azap göndermeye gücü yeter" ayeti inince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Rabbim, senin zatına sığınırım!" dedi. "Yahut ayaklarınızın altından bir azap göndermeye kadirdir" ifadesinden sonra, "Senin zatına sığınırım!" dedi. "Veya birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya gücü yeter" ayeti inince, "Bu ikisi daha hafiftir veya daha kolaydır!" dedi.