وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، وَعَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالاَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ " . بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ح وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، - يَعْنِي ابْنَ مَهْدِيٍّ - قَالاَ جَمِيعًا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ " . ثُمَّ قَرَأَ { إِنَّمَا أَنْتَ مُذَكِّرٌ * لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُسَيْطِرٍ}
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe de tahdis etti, bize Hafs b. Ğıyas, A'meş'ten tahdis etti. O, Ebu Süfyan'dan, o Cabir'den; yine A'meş, Ebu Salih'ten, o Ebu Hureyre'den her ikisinin şöyle dediklerini nakletti: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İnsanlarla savaşmakla emrolundum." İbnu'l-Müseyyeb'in Ebu Hureyre'den naklettiği hadisin aynısını zikretti. Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe tahdis etti, bize Vekî' tahdis etti. Bana Muhammed b. el-Müsenna da tahdis etti. Bize Abdurrahman, yani İbn Mehdi, tahdis etti. Her ikisi birlikte dedi ki: Bize Süfyan, Ebu'z-Zübeyr'den tahdis etti. O, Cabir'den şöyle dediğini nakletti: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İnsanlarla lâ ilâhe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Lâ ilâhe illallah dedikleri takdirde, hakkıyla olması dışında, kanlarını ve mallarını bana karşı korumuş olurlar. Hesaplarını görmek Allah'a aittir." Sonra: "Artık sen hatırlat, sen ancak bir hatırlatıcısın. Üzerlerine musallat olan bir zorba değilsin." (Ğaşiye, 21-22) buyruklarını okudu.