حَدَّثَنِي أَبُو غَسَّانَ الْمِسْمَعِيُّ، حَدَّثَنَا مُعَاذٌ، - يَعْنِي ابْنَ هِشَامٍ - حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَصْحَابَهُ بِالزَّوْرَاءِ - قَالَ وَالزَّوْرَاءُ بِالْمَدِينَةِ عِنْدَ السُّوقِ وَالْمَسْجِدِ فِيمَا ثَمَّهْ - دَعَا بِقَدَحٍ فِيهِ مَاءٌ فَوَضَعَ كَفَّهُ فِيهِ فَجَعَلَ يَنْبُعُ مِنْ بَيْنِ أَصَابِعِهِ فَتَوَضَّأَ جَمِيعُ أَصْحَابِهِ . قَالَ قُلْتُ كَمْ كَانُوا يَا أَبَا حَمْزَةَ قَالَ كَانُوا زُهَاءَ الثَّلاَثِمِائَةِ .
Bana Ebû Gassân el-Mismâî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muâz (yâni İbni Hişâm) rivayet etti. (Dedi ki): Bana babam Katâde'den rivayet etti. (Demiş ki): Bize Enes b. Mâlik rivayet etti ki: Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabı ile birlikte Zevrâ'da idi. Râvi demiş ki: Zevrâ, Medine'de çarşı ile mescidin yanında bir yerdedir. İçinde su bulunan bir kap istedi ve avucunu suya koydu. Derken parmaklarının arasından su kaynamaya başladı ve bütün ashabı abdest aldılar. Râvi demiş ki: Ben, «Kaç kişi idiler yâ Ebû Hamza?» diye sordum. «Üç yüz kişi kadardılar!» cevabını verdi.