وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمَّادٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ مَعْدَانَ، عَنْ ثَوْبَانَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حَدِيثَ الْحَوْضِ فَقُلْتُ لِيَحْيَى بْنِ حَمَّادٍ هَذَا حَدِيثٌ سَمِعْتَهُ مِنْ أَبِي عَوَانَةَ فَقَالَ وَسَمِعْتُهُ أَيْضًا مِنْ شُعْبَةَ فَقُلْتُ انْظُرْ لِي فِيهِ فَنَظَرَ لِي فِيهِ فَحَدَّثَنِي بِهِ .
Bize Muhammed b. Beşşâr da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yahya b. Hammad rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be Katade'den, o da Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan, o da Ma'dân'dan, o da Sevban'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen havz hadîsini rivayet etti. Râvi diyor ki: Ben Yahya b. Hammad'a: — Bu senin Ebû Avâne'den işittiğin bir hadîs midir? diye sordum. — Onu ben Şu'be'den de işittim, dedi. — Benim için ona bir bak! dedim. O da benim için baktı ve onu bana rivayet etti.