Sahih-i Müslim

3399 numaralı hadis

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ إِنِّي لأَمْشِي مَعَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ بِمِنًى إِذْ لَقِيَهُ عُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ فَقَالَ هَلُمَّ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ قَالَ فَاسْتَخْلاَهُ فَلَمَّا رَأَى عَبْدُ اللَّهِ أَنْ لَيْسَتْ لَهُ حَاجَةٌ - قَالَ - قَالَ لِي تَعَالَ يَا عَلْقَمَةُ - قَالَ - فَجِئْتُ فَقَالَ لَهُ عُثْمَانُ أَلاَ نُزَوِّجُكَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ جَارِيَةً بِكْرًا لَعَلَّهُ يَرْجِعُ إِلَيْكَ مِنْ نَفْسِكَ مَا كُنْتَ تَعْهَدُ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ لَئِنْ قُلْتَ ذَاكَ ‏.‏ فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ أَبِي مُعَاوِيَةَ ‏.‏

Bize Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize Cerîr, Â'meş'den, o da İbrahim'den, o da Alkame'den naklen rivayet etti. Alkame şöyle demiş: Ben Abdullah b. Mes'ud ile Mina'da yürüyordum, birden ona Osman b. Affan rastladı ve: — Beri gel ya Ebâ Abdirrahman! diyerek onu tenhaya çekti. Abdullah onun bir haceti olmadığını görünce bana: — Gel ya Alkame! dedi. Ben de gittim. Osman ona: — Seni bakire bir kızla evlendirsek ya ey Ebâ Abdirrahman! Olur ki, nefsinden kaybettiğin bazı şeyler sana döner, dedi. Bunun üzerine Abdullah: — Sen böyle dedinse... diyerek Ebu Muâviye hadîsi gibi anlattı.

Sahih Muslim 3399