وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ الْحَسَنِ، وَعَبْدِ اللَّهِ، ابْنَىْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ عَنْ أَبِيهِمَا، أَنَّهُ سَمِعَ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ، يَقُولُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ مُتْعَةِ النِّسَاءِ يَوْمَ خَيْبَرَ وَعَنْ أَكْلِ لُحُومِ الْحُمُرِ الإِنْسِيَّةِ .
Bana Ebu't-Tâhir ile Harmeletu'bnu Yahya rivayet etti. (Dediler ki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dedi ki): Bana Yunus, İbni Şihâb'dan, o da Muhammed b. Ali b. Ebi Tâlib'in oğulları Hasen ile Abdullah'dan, onlar da babalarından naklen haber verdi. Babaları Muhammed, Ali b. Ebi Tâlib'i İbni Abbâs'a şunları söylerken işitmiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber günü hem kadınlara mut'a yapmaktan hem de ehlî eşeklerin etlerini yemekten nehiy buyurdular.»