Sahih-i Müslim

772 numaralı hadis

وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يُحَدِّثُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَنْقُلُ مَعَهُمُ الْحِجَارَةَ لِلْكَعْبَةِ وَعَلَيْهِ إِزَارُهُ فَقَالَ لَهُ الْعَبَّاسُ عَمُّهُ يَا ابْنَ أَخِي لَوْ حَلَلْتَ إِزَارَكَ فَجَعَلْتَهُ عَلَى مَنْكِبِكَ دُونَ الْحِجَارَةِ - قَالَ - فَحَلَّهُ فَجَعَلَهُ عَلَى مَنْكِبِهِ فَسَقَطَ مَغْشِيًّا عَلَيْهِ - قَالَ - فَمَا رُؤِيَ بَعْدَ ذَلِكَ الْيَوْمِ عُرْيَانًا ‏.‏

Bize Züheyr b. Harb de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ravh b. Ubade rivayet etti. (Dedi ki): Bize Zekeriyya b. İshak rivayet etti. (Dedi ki): Bize Amr b. Dînar rivayet etti. Dedi ki: Cabir b. Abdullah'ı şöyle tahdis ederken dinledim: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) üzerinde izarı bulunduğu hâlde onlarla birlikte Ka'be için taş taşıyordu. Amcası Abbas ona: Kardeşimin oğlu, izarını çözüp de onu omuzuna, taşların altına koysan (iyi olur), dedi. Bunun üzerine Allah Resulü de izarını çözüp onu omuzuna koyunca bayılıp yere düştü. O günden sonra bir daha çıplak görülmedi.

Sahih Muslim 772