حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جُحَادَةَ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الْجَبَّارِ بْنُ وَائِلٍ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ وَائِلٍ، وَمَوْلًى لَهُمْ أَنَّهُمَا حَدَّثَاهُ عَنْ أَبِيهِ وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ، أَنَّهُ رَأَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَفَعَ يَدَيْهِ حِينَ دَخَلَ فِي الصَّلاَةِ كَبَّرَ - وَصَفَ هَمَّامٌ حِيَالَ أُذُنَيْهِ - ثُمَّ الْتَحَفَ بِثَوْبِهِ ثُمَّ وَضَعَ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى الْيُسْرَى فَلَمَّا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ أَخْرَجَ يَدَيْهِ مِنَ الثَّوْبِ ثُمَّ رَفَعَهُمَا ثُمَّ كَبَّرَ فَرَكَعَ فَلَمَّا قَالَ " سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ " رَفَعَ يَدَيْهِ فَلَمَّا سَجَدَ سَجَدَ بَيْنَ كَفَّيْهِ .
Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Affân rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hemmâm rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muhammed b. Cühâde rivayet etti. (Dedi ki): Bana Abdülcebbâr b. Vâil, Alkame b. Vâil ile onların bir azatlısından naklen rivayet etti ki, bu ikisi ona babası Vâil b. Hucr'dan rivayet etmişler. Vâil, Nebi'nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza başlarken ellerini kaldırıp tekbir aldığını görmüş. Hemmâm, Resulullah'ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ellerini kulaklarının hizasına kadar kaldırdığını göstermiş. Sonra elbisesine sarınmış, ardından sağ elini sol elinin üzerine koymuş. Rükûa varmak isteyince ellerini elbisesinden çıkarmış, sonra onları kaldırmış, ardından tekbir alarak rükûa varmış. “Semiallahu limen hamideh” dediği zaman yine ellerini kaldırmış. Secdeye gittiğinde iki avucunun arasına secde etmiş.