حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ أَبِي سُلَيْمَانَ، وَابْنِ عَجْلاَنَ سَمِعَا عَامِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، يُحَدِّثُ عَنْ عَمْرِو بْنِ سُلَيْمٍ الزُّرَقِيِّ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ الأَنْصَارِيِّ، قَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَؤُمُّ النَّاسَ وَأُمَامَةُ بِنْتُ أَبِي الْعَاصِ وَهْىَ ابْنَةُ زَيْنَبَ بِنْتِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَلَى عَاتِقِهِ فَإِذَا رَكَعَ وَضَعَهَا وَإِذَا رَفَعَ مِنَ السُّجُودِ أَعَادَهَا .
Bize Muhammed b. Ebî Ömer rivayet etti. (Dedi ki:) Bize Süfyan, Osman b. Ebî Süleyman ile İbn Aclân'dan rivayet etti. Onlar da Âmir b. Abdillâh b. Zübeyr'i, Amr b. Süleym Ez-Zürakî'den, o da Ebu Katâdete'l-Ensarî'den naklen rivayet ederken işitmişler. Ebû Katâde şöyle demiş: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i, Ümâme binti Ebi'l-Âs, ki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kerîmesi Zeyneb'in de kızıdır, omuzunda olduğu hâlde cemaate imam olurken gördüm. Rükûa vardığı vakit onu bırakıyor; secdeden başını kaldırdığı zaman tekrar alıyordu.»