حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي جَمِيعًا، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ عُلَيَّةَ - عَنْ أَيُّوبَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ، - يَعْنِي ابْنَ عُثْمَانَ ح وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، كُلُّهُمْ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ رَأَى نُخَامَةً فِي قِبْلَةِ الْمَسْجِدِ . إِلاَّ الضَّحَّاكَ فَإِنَّ فِي حَدِيثِهِ نُخَامَةً فِي الْقِبْلَةِ . بِمَعْنَى حَدِيثِ مَالِكٍ .
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki) Bize Abdullah b. Numeyr ile Ebu Usâme rivayet ettiler. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dedi ki) Bize babam rivayet etti. Bunların ikisi de Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize Kuteybe ile Muhammed b. Rumh da Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dedi ki) Bize İsmail (yani İbni Uleyye) Eyyûb'dan rivayet etti. H. Bize İbni Râfi' dahî rivayet etti. (Dedi ki) Bize İbni Ebi Fudeyk rivayet etti. (Dedi ki) Bize Dahhâk (yani İbni Osman) haber verdi. H. Bana Hârûn b. Abdillâh da rivayet etti. (Dedi ki) Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. Dedi ki: İbni Cüreyc: Bana Mûsâ b. Ukbe haber verdi, dedi. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmişler ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescidin kıblesinde bir tükürük görmüş. Yalnız Dahhâk müstesna! Çünkü onun hadîsinde: «Kıblede bir tükürük gördü.» denilmiş ve Mâlik hadîsi ma'nasında rivayet edilmişdir.