حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا كَثِيرُ بْنُ هِشَامٍ، عَنْ هِشَامٍ الدَّسْتَوَائِيِّ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَكْلِ الْبَصَلِ وَالْكُرَّاثِ . فَغَلَبَتْنَا الْحَاجَةُ فَأَكَلْنَا مِنْهَا فَقَالَ " مَنْ أَكَلَ مِنْ هَذِهِ الشَّجَرَةِ الْمُنْتِنَةِ فَلاَ يَقْرَبَنَّ مَسْجِدَنَا فَإِنَّ الْمَلاَئِكَةَ تَأَذَّى مِمَّا يَتَأَذَّى مِنْهُ الإِنْسُ " .
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. Dedi ki: Bize Kesîr b. Hişâm, Hişâm ed-Destevâî'den, o da Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle dedi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), soğan ve pırasa yemeyi yasakladı. Fakat ihtiyaç bize galip geldi de onlardan yedik. Bunun üzerine: «Her kim şu kötü kokulu bitkiden yerse mescidimize yaklaşmasın. Çünkü melekler, insanların eziyet duyduğu şeylerden eziyet duyarlar.» buyurdu.