حَدَّثَنَا حَيْوَةُ بْنُ شُرَيْحٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَرْبٍ، عَنِ الزُّبَيْدِيِّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَامَ النَّاسُ مَعَهُ، فَكَبَّرَ وَكَبَّرُوا مَعَهُ، وَرَكَعَ وَرَكَعَ نَاسٌ مِنْهُمْ، ثُمَّ سَجَدَ وَسَجَدُوا مَعَهُ، ثُمَّ قَامَ لِلثَّانِيَةِ فَقَامَ الَّذِينَ سَجَدُوا وَحَرَسُوا إِخْوَانَهُمْ، وَأَتَتِ الطَّائِفَةُ الأُخْرَى فَرَكَعُوا وَسَجَدُوا مَعَهُ، وَالنَّاسُ كُلُّهُمْ فِي صَلاَةٍ، وَلَكِنْ يَحْرُسُ بَعْضُهُمْ بَعْضًا.
İbn Abbâs şöyle demiştir: ‘Nebi ayağa kalktı, insanlar da onunla birlikte kalktı. Nebi tekbir getirdi, onlar da onunla birlikte tekbir getirdiler. Nebi rükûa vardı, onlardan bir kısmı da rükûa vardı. Sonra secde etti, onlar da onunla birlikte secde ettiler. Nebi ikinci rekât için kalkınca secde etmiş olanlar ayağa kalkıp kardeşlerini korudular. Diğer grup gelerek onunla birlikte rükû ve secde etti. İnsanların tümü namazdaydı, ancak bir kısmı diğerlerini koruyordu.’