حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَوَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عُمَارَةَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ لاَ يَجْعَلَنَّ أَحَدُكُمْ لِلشَّيْطَانِ مِنْ نَفْسِهِ جُزْءًا لاَ يَرَى إِلاَّ أَنَّ حَقًّا عَلَيْهِ أَنْ لاَ يَنْصَرِفَ إِلاَّ عَنْ يَمِينِهِ أَكْثَرُ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنْصَرِفُ عَنْ شِمَالِهِ .
Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize, Ebû Muâviye ile Vekî', A'meş'den, o da Umâra'dan, o da Esved'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: «Sakın sizden biriniz (namazdan çıkarken) mutlaka sağ tarafından çıkmak lâzımdır zannederek, şeytana kendi nefsinden bir parça ayırmasın! Benim Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den ekseriya gördüğüm, sol tarafından kalkıp gittiğidir.»