Sahih-i Buhârî

971 numaralı hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ حَفْصَةَ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، قَالَتْ كُنَّا نُؤْمَرُ أَنْ نَخْرُجَ يَوْمَ الْعِيدِ، حَتَّى نُخْرِجَ الْبِكْرَ مِنْ خِدْرِهَا، حَتَّى نُخْرِجَ الْحُيَّضَ فَيَكُنَّ خَلْفَ النَّاسِ، فَيُكَبِّرْنَ بِتَكْبِيرِهِمْ، وَيَدْعُونَ بِدُعَائِهِمْ يَرْجُونَ بَرَكَةَ ذَلِكَ الْيَوْمِ وَطُهْرَتَهُ‏.‏

Ümmü Atiyye şöyle demiştir: "Bize bayram günü musallaya çıkmamız emredilirdi. Öyle ki genç kızları odalarından, hayızlı kadınları da çıkarırdık. Onlar insanların arkasında durur, onların tekbirleriyle tekbir getirir, dualarıyla dua eder ve o günün bereketini ve arınmasını umarlardı."

Sahih al Bukhari 971