فَلْيَضْحَكُوا قَل۪يلًا وَلْيَبْكُوا كَث۪يرًاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
Yapıp ettikleri karşısında artık az gülsünler, çok ağlasınlar!
Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
Konu
فَلْيَضْحَكُوا قَل۪يلًا وَلْيَبْكُوا كَث۪يرًاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
Yapıp ettikleri karşısında artık az gülsünler, çok ağlasınlar!
Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
وَجَٓاؤُٓ۫ اَبَاهُمْ عِشَٓاءً يَبْكُونَۜ
Akşam ağlayarak babalarına geldiler.
(Yûsuf’u kuyuya bırakıp) akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
وَيَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَز۪يدُهُمْ خُشُوعًا ۩
Ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar; Kur’an onların saygısını arttırır.
Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ مِنْ ذُرِّيَّةِ اٰدَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۘ وَمِنْ ذُرِّيَّةِ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْرَٓاء۪يلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَاجْتَبَيْنَاۜ اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُ الرَّحْمٰنِ خَرُّوا سُجَّدًا وَبُكِيًّا ۩
İşte bunlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu, Âdem’in soyundan gelen peygamberler; Nûh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımız, İbrâhim ve İsrâil’in (Ya‘kūb) soyundan gelenler ve doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerden olup, kendilerine Rahmân’ın âyetleri okunduğunda ağlayarak ve secde ederek yere kapanırlar.
İşte bunlar, Âdem’in ve Nûh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim’in, Yakub’un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân’ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَٓاءُ وَالْاَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَر۪ينَ۟
Onlar için ne gök ağladı ne de yer. Kendilerine aman da verilmedi.
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
وَاَنَّهُ هُوَ اَضْحَكَ وَاَبْكٰىۙ
Güldüren de O’dur, ağlatan da.
Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.
وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَۙ
Ağlayacağınıza gülüyorsunuz!
59,60,61. Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur’an’a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?