تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ
Ebû Leheb’in elleri kurusun! Kurudu zaten.
Ebû Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu.
Konu
تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ
Ebû Leheb’in elleri kurusun! Kurudu zaten.
Ebû Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu.
مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ
Ona ne malı fayda verdi ne de kazandığı başka şeyler.
Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı.
سَيَصْلٰى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍۚ
O, alev alev yanan ateşe atılacak!
O, bir alevli ateşe girecektir.
وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ
Dedikodu yapıp söz taşıyan karısı da.
4,5. Boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu hâlde sırtında odun taşıyarak karısı da (o ateşe girecektir).[592]*
ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ
Boynunda da ipten bükülmüş bir halat bulunacak.
4,5. Boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu hâlde sırtında odun taşıyarak karısı da (o ateşe girecektir).[592]*