Konu

Hisap

وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلٰى رَبِّهِمْۜ قَالَ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ۟

Rablerinin huzuruna getirilirken sen onları bir görsen! Allah “Bu (yeniden dirilme haberi) hak değil miymiş?” diyecek. Onlar da “Evet rabbimize andolsun ki öyleymiş” diyecekler. Allah da “inkâr ettiğinizden dolayı tadın azabı!” diyecek.

Rab’lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hâllerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: “Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?” Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun ki, gerçekmiş” diyecekler. (Allah), “Öyleyse inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!” diyecek.

اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَۚ

İnsanların hesaba çekilecekleri gün iyice yaklaştı; halbuki onlar gaflet içinde haktan yüz çevirmektedirler.

İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Hâlbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler.

وَنَضَعُ الْمَوَاز۪ينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔاۜ وَاِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ اَتَيْنَا بِهَاۜ وَكَفٰى بِنَا حَاسِب۪ينَ

Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız; artık kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan, bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu getirir ortaya koyarız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.

Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.

وَقِفُوهُمْ اِنَّهُمْ مَسْؤُ۫لُونَۙ

“Ve durdurun onları; çünkü sorguya çekilecekler!”

22,23,24. Allah, meleklere şöyle emreder: “Zulmedenleri, eşlerini ve Allah’ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.

وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّلْ لَنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ

Onlar, (alaycı bir tavırla), “Rabbimiz! Hesap gününden önce payımıza düşen azabı hemen şimdi ver!” dediler.

Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!”

هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوْمِ الْحِسَابِ

İşte bunlar, hesap günü için size vaad edilenlerdir.

İşte bunlar, hesap günü için size vaad edilenlerdir.

يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفٰى مِنْكُمْ خَافِيَةٌ

O gün hesaba çekilirsiniz, size ait hiçbir sır gizli kalmaz.

O gün (hesap için Allah’a) arz olunursunuz. Hiçbir sırrınız gizli kalmaz.

اِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَابًاۙ

Doğrusu onlar hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı.

Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَس۪يرًاۙ

Kime kitabı sağından verilirse hesabı kolay bir şekilde görülecektir;

Hesabı çok kolay bir şekilde görülecek,

اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ

Zira o, hiçbir zaman rabbine dönmeyeceğini sanırdı.

Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.

بَلٰىۚۛ اِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِه۪ بَص۪يرًاۜ

Hayır, tam tersi! Rabbi onu şüphesiz görmekteydi.

Hayır! Sandığı gibi değil! Şüphesiz Rabbi onu görüyordu.

ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ

Daha sonra onları sorgulamak da ancak bize aittir.

Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.

يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ اَشْتَاتًاۙ لِيُرَوْا اَعْمَالَهُمْۜ

İşte o gün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilsin diye (bulundukları yerden) farklı gruplar halinde çıkarlar.

O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır.

فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۜ

Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür.

Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir.

وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ

Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür.

Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.