عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهٰى
Andolsun ki onu (meleği) iniş esnasında en sondaki sidre ağacının yanında bir daha gördü.
Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında.
Konu
عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهٰى
Andolsun ki onu (meleği) iniş esnasında en sondaki sidre ağacının yanında bir daha gördü.
Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında.
اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰىۙ
O an sidreyi bürüyen bürümüştü.
O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.