اَذٰلِكَ خَيْرٌ نُزُلًا اَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ
Bu mu daha iyi bir ikramdır yoksa zakkum ağacı mı?
Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?
Konu
اَذٰلِكَ خَيْرٌ نُزُلًا اَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ
Bu mu daha iyi bir ikramdır yoksa zakkum ağacı mı?
Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?
اِنَّا جَعَلْنَاهَا فِتْنَةً لِلظَّالِم۪ينَ
Biz o zakkumu zalimler için bir sınama aracı yaptık.
Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.[456]*
اِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ ف۪ٓي اَصْلِ الْجَح۪يمِۙ
O, cehennemin ta dibinde yetişen bir ağaçtır.
O, cehennemin dibinde biten bir ağaçtır.
طَلْعُهَا كَاَنَّهُ رُؤُ۫سُ الشَّيَاط۪ينِ
Tomurcukları sanki şeytanların başları gibidir.
Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır.[457]*
فَاِنَّهُمْ لَاٰكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۜ
Zalimler mutlaka onu yiyecekler, karınlarını onunla dolduracaklar.
Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.
اِنَّ شَجَرَتَ الزَّقُّومِۙ
Zakkum ağacı günahkârın yiyeceğidir. O, karınlarda, fokurdayan su misali kaynayan bir tortu gibidir.
43,44. Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkârların yemeğidir.
طَعَامُ الْاَث۪يمِۚۛ
Zakkum ağacı günahkârın yiyeceğidir. O, karınlarda, fokurdayan su misali kaynayan bir tortu gibidir.
43,44. Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkârların yemeğidir.
كَالْمُهْلِۚۛ يَغْل۪ي فِي الْبُطُونِۙ
Zakkum ağacı günahkârın yiyeceğidir. O, karınlarda, fokurdayan su misali kaynayan bir tortu gibidir.
45,46. O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
كَغَلْيِ الْحَم۪يمِ
Zakkum ağacı günahkârın yiyeceğidir. O, karınlarda, fokurdayan su misali kaynayan bir tortu gibidir.
45,46. O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ
Mutlaka zakkum ağacından yiyeceksiniz.
51,52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.
فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۚ
Karınlarınızı onunla dolduracaksınız.
Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.