وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًاۙ
Yemin olsun nefes nefese koşanlara;
100. SURE · 11 AYET
وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًاۙ
Yemin olsun nefes nefese koşanlara;
فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًاۙ
Sonra çakarak kıvılcım saçanlara;
فَالْمُغ۪يرَاتِ صُبْحًاۙ
Sabahleyin ansızın baskın yapanlara;
فَاَثَرْنَ بِه۪ نَقْعًاۙ
Derken o sırada tozu dumana katanlara;
فَوَسَطْنَ بِه۪ جَمْعًاۙ
Peşinden orada bir topluluğun ta ortasına dalanlara ki!
اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّه۪ لَكَنُودٌۚ
İnsan, rabbine karşı pek nankördür.
وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَه۪يدٌۚ
Şüphesiz buna kendisi de şahittir;
وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَد۪يدٌۜ
O, aşırı derecede mal sevgisine kapılmıştır.
اَفَلَا يَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِۙ
O bilmez mi ki kabirlerde bulunanlar diriltilip dışarı atıldığı zaman;
وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِۙ
Ve kalplerde gizlenenler ortaya konduğu zaman;
اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَب۪يرٌ
İşte o gün (anlayacaklar ki), rableri onlardan tam mânasıyla haberdardır!