حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتَّى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ} قَالَ أَبُو طَلْحَةَ أُرَى رَبَّنَا يَسْأَلُنَا مِنْ أَمْوَالِنَا فَأُشْهِدُكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنِّي قَدْ جَعَلْتُ أَرْضِي بَرِيحَا لِلَّهِ . قَالَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اجْعَلْهَا فِي قَرَابَتِكَ " . قَالَ فَجَعَلَهَا فِي حَسَّانَ بْنِ ثَابِتٍ وَأُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ .
Bana Muhammed b. Hâtim rivayet etti. (Dedi ki): Bize Behz rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hammâd b. Seleme rivayet etti. (Dedi ki): Bize Sâbit, Enes'den rivayet etti. Enes şöyle demiş: Şu, yani: «Siz sevdiğiniz mallardan infak etmedikçe asla cennete nail olamazsınız.» ayet-i kerimesi nazil olunca Ebû Tâlha: «Galiba Rabbimiz bizden mallarımızın bir kısmını istiyor. Öyle ise ya Resulullah, sen şahit ol, ben Berihâ denilen yerimi Allah'a verdim.» dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sen onu akrabana ver.» buyurdular. Ebû Tâlha da onu Hassân b. Sâbit ile Übey b. Kâ'b'a verdi.