حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنْ حُصَيْنٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، - رضى الله عنه - قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ { حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ} قَالَ لَهُ عَدِيُّ بْنُ حَاتِمٍ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي أَجْعَلُ تَحْتَ وِسَادَتِي عِقَالَيْنِ عِقَالاً أَبْيَضَ وَعِقَالاً أَسْوَدَ أَعْرِفُ اللَّيْلَ مِنَ النَّهَارِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ وِسَادَتَكَ لَعَرِيضٌ إِنَّمَا هُوَ سَوَادُ اللَّيْلِ وَبَيَاضُ النَّهَارِ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki) Bize Abdullah b. İdrîs, Husayn'dan, o da Şa'bî'den, o da Adiyy b. Hâtim (Radıyallahu anh)'dan naklen rivayet etti. Adiyy şöyle demiş: «Sizin için fecrin beyaz ipliği siyah ipliğinden seçilinceye kadar...» [Bakara, 187] âyet-i kerimesi nâzil olunca Adiyy b. Hâtim Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: «Yâ Resûlallah! Ben yastığımın altına biri beyaz, biri siyah iki ip koydum. Bununla geceyi gündüzden seçiyorum.» dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Senin yastığın pek genişmiş! Bu, gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığından ibarettir.» buyurdular.