وَحَدَّثَنِي أَبُو الرَّبِيعِ الزَّهْرَانِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ - حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ، بْنُ سَوَادَةَ الْقُشَيْرِيُّ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدَبٍ، - رضى الله عنه - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَغُرَّنَّكُمْ مِنْ سَحُورِكُمْ أَذَانُ بِلاَلٍ وَلاَ بَيَاضُ الأُفُقِ الْمُسْتَطِيلُ هَكَذَا حَتَّى يَسْتَطِيرَ هَكَذَا " . وَحَكَاهُ حَمَّادٌ بِيَدَيْهِ قَالَ يَعْنِي مُعْتَرِضًا .
Bana Ebu'r-Rabi' ez-Zehrânî rivayet etti. (Dedi ki) Bize Hammâd, yani İbn Zeyd, rivayet etti. (Dedi ki) Bize Abdullah b. Sevâde el-Kuşeyrî, babasından, o da Semûratü'bnü Cündeb (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sakın ne Bilâl'in ezanı ne de ufukta şöyle görünen uzun aydınlık, şu şekilde yayılıncaya kadar sahurunuz hususunda sizi aldatmasın.» buyurdular. Hammâd bunu iki eliyle göstererek genişliğine zuhur eden aydınlığı anlatmak istediğini hikâye etmiştir.