حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي حَازِمٍ وَقَالَ قُتَيْبَةُ أَيْضًا حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيَّ - كِلاَهُمَا عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ عَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ قَيْسٍ، أَنَّهُ طَلَّقَهَا زَوْجُهَا فِي عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَكَانَ أَنْفَقَ عَلَيْهَا نَفَقَةَ دُونٍ فَلَمَّا رَأَتْ ذَلِكَ قَالَتْ وَاللَّهِ لأُعْلِمَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَإِذَا كَانَ لِي نَفَقَةٌ أَخَذْتُ الَّذِي يُصْلِحُنِي وَإِنْ لَمْ تَكُنْ لِي نَفَقَةٌ لَمْ آخُذْ مِنْهُ شَيْئًا قَالَتْ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " لاَ نَفَقَةَ لَكِ وَلاَ سُكْنَى " .
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdülazîz, yani İbni Ebî Hâzim rivayet etti. Kuteybe şunu da söyledi: Bize Ya'kûb, yani İbni Abdirrahmân el-Kaariy rivayet etti. Bu râvilerin ikisi de Ebû Hâzim'den, o da Ebû Seleme'den, o da Fâtıme binti Kays'dan naklen rivayet etmişler ki: Fâtıme'yi kocası, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında boşamış ve kendisine düşük bir nafaka vermiş. Fâtıme bunu görünce: — Vallahi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bildireceğim! Şayet benim için nafaka varsa işime yarayanı alırım; bana nafaka yoksa ondan hiçbir şey almam, demiş. Fâtıme şunu söylemiş: — Müteakiben bunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e söyledim de: «Sana ne nafaka vardır ne de mesken!» buyurdular.